Sağlık

Enfarktüs Nedir?

Enfarktüs hakkında detaylı bilgi için makalemizi okuyabilirsiniz.

Bir organın kan sızıntısıyla dolması enfarktüs olarak adlandırılır. Bir bölgenin besleyici atardamarı bir pıhtı ile kapanır. Bu pıhtı, kan akımında hızının azalmasına ardından o bölgede kanlanma azlığına sebep olur ve bunun neticesinde enfarktüs olmuş olur. Son aşama doku ölümünün olmasıdır.

Enfarktüs, bedenimizde ki herhangi bir organda oluşabilir ve türlü türlü hastalıklardan kaynaklanabilir. Buna ilaveten, arteryal kan damarının arterlerde plak oluşumuna neden olan bir hastalık olan ateroskleroz en sık rastlananlarındandır. Bu sıkıntıdan muzdarip birisi plak rüptürü yaşarsa, arter yüzeyi üzerinde bir kan pıhtısı oluşur. Bu, doğru kan akışını önler. Ardından, pıhtının arteri daha da ilerlemesine ve ek kan damarlarını bloke etmesine sebep olur. Bu tıkanıklık kan dolaşımı ve sonucunda oksijen akışının kısıtlanması sebebiyle doku ölümüne sebep olur.

Enfarktüs Ne demek?

 

Enfarktüsler beyaz veya kırmızı olarak ayrılır. Beyaz enfarktüsler anemi olarak adlandırılırken, kırmızı enfarktüsler hemorajik olarak adlandırılır. Organa oluşan kanamanın seviyesi, durumun beyaz veya kırmızı olarak sınıflandırılıp bırakılmadığını öğrenir. Dalak, kalp ve böbrekler gibi katı organlarda rastlananlar beyazdır çünkü bunlar arterdeki bir tıkanıklığın sonucudur ve çoğunlukla trombositleri içerir. Buna ilaveten akciğer enfarktüsü kırmızıdır, çünkü bu organda daha fazla kırmızı kan hücresi bulunmaktadır.

ENFARKTÜS ÇEŞİTLERİ

Enfarktüs hastalığının bir çok türü bulunmaktadır. Bu türler, kalp enfarktüsü, akciğer enfarktüsü, böbrek ve dalak enfarktüsü olmak üzere 4 türü vardır.

KALP ENFARKTÜSÜ

Koroner tıkanması olarak da adlandırılan bu hastalık miyokard enfarktüsüdür. Koroner adı verilen damarlardan birinin tıkanması sonucunda ortaya çıkan bir durumdur. Kalp enfarktüsü daha yaygın görülen bir vakadır. Kalp enfarktüsünün nedenleri içinde emboli, kalp atardamarının tıkanması, kalp kası bölümünün kanlanma azlığı olabiliyor. Daha çok kadınlarda olan bu hastalığın türlü türlü sebepleri vardır. Mide üstünde göğüs bölgesinde beliren aşırı  ağrılar, soğuk terleme, oluşan morluklar, şoka girme, dolaşım bozuklukları kalp enfarktüsü semptomları arasında bulunmaktadır. Hastalık bazen birden belirerek öldürücü olabilir. Fakat hastaların bir çoğunda tedavi edilebilir.

AKCİĞER ENFARKTÜSÜ

Akciğer enfarktüsünün nedeni genelde bir kalp hastalığından sonra gelen pıhtı atması, cerrahi bir operasyon, toplardamar enfeksiyonudur. Akciğer enfarktüsünün semptomları; birden beliren nefes alma zorluğuile beraber görülen şiddetli yan ağrısı, yüksek ateş ve kanlı balgamdır.

BÖBREK ENFARKTÜSÜ

Böbrek atar damarların dan birinin tromboz veya emboli sonucu tıkanmasıyla oluşur. Böbrek enfarktüsünün daha çok emboli sonucu ortaya çıktığı anlaşılmıştır. Hastalık birden bire ortaya çıkan kıvrandırıcı bazen günlerce devam eden bel ağrıları ile kendini belli eder. İdrar azalır hatta kesilebilir. İdrar da albümin ve kan vardır. Büyük bir bölgeyi tutan iki yanlı olan tıkanmalar çok kötü olabilir.

DALAK ENFARKTÜSÜ

Dalak enfarktüsü trombozun aksine genellikle embolide  meydana gelir. Vakaların geneli teşhis edilemez bir tedavi yapılamadan geçip gidilebilir. Sık rastlanan belirtiler dalak üzerinde görülen ağrı ve hassasiyet , mikroplu embolilerde titreme ve ateştir.Tedavi sebebe göre yapılır gerekirse bir ameliyatla dalak alınır.

ENFARKTÜSTE TEDAVİ

Tedavi yöntemleri enfarktüs oluşumunun söylediği bölgeye ve meydana gelen kapanma sebeplerine göre çeşitlilik göstermektedir. Çoğunluk olarak her çeşidinde hastalar dinlenme sürecine sokulmaktadır. Enfarktüs görülen hasta hiç kıpırdamadan yatırılmalıdır. Yapılacak ilk hamle ağrıyı yatıştırmaktır. Ağrı dindirici ilaçlar arasında en etkilisi Morfindir. Şok hali kötüyse hasta da ileri derecede solunum güçlüğü varsa morfinden korunmak gerekir.

Ağrıdan sonra şokla mücadele etmek gerekir hasta başı aşağıda ayakları yukarıda olacak şekilde döndürülür. Vücuttan su kaybını korumak için hastayı aşırı derecede terletecek müdahalelerde bulunulmamalıdır. Ayakları sıcak tutmak için sıcak su torbası koymak kanı çevresine toplaması ve hastayı terletmesi bakımından zararlıdır. Tansiyon düşmesine karşı da önlem alınması gereklidir. Hastanın oksijen çadırına götürülmesi veya maskeyle oksijen verilmesi faydalı olur. Yatak istirahati ortalama altı hafta sürmelidir. Flebit ihtimali göz önüne alınarak bacaklar hareket ettirilmemelidir. Hasta iki hafta sonunda sandalyede oturabilir ve oda içinde yavaş yavaş yürüyebilir.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu